• Faydalı Siteler
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Türkiye
  • Orta Doğu
  • Balkanlar
  • Kafkasya
  • Asya
  • Avrupa
  • Afrika
  • Amerika
  • Kim-Kimdir
  • Dualar
  • Ara
SON DAKİKA:
03:46
Bangladeş'te dang humması bilançosu ağırlaşıyor
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Erhan Karacaoğlu
  3. Uyanmaya dair
Yayınlanma: 05 Eylül 2025 - 23:00

Uyanmaya dair

05 Eylül 2025 - 23:00
Yorumlar
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Erhan Karacaoğlu
Erhan Karacaoğlu
karacaogluerhan@gmail.com

Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki münevverler Türk halkını tenvir etmekle meşgul olmadı. Onlar daha çok halkı tembih etmekle uğraştılar. Belli ki düşünceleri uyarıyı yapan ve uyarıya muhatap olan arasındaki mesafenin korunmasına müteallikti. Düşüncelerini Osmanlı devlet sınıflarından devralmışlar ve sadece tek parti döneminde değil; aynı zamanda on yıllık Demokrat Parti yönetimi sırasında da muhafaza etmişlerdi. 27 Mayıs 1960 ihtilâlinden sonra münevverlerin düşüncelerindeki yek parelik dağıldı. Münevverlerin bir kısmı artık kendilerine “aydın” demeyi uygun görüyordu. Ne var ki bu aydınlar mütecanis bir zümre teşkil etmekten çok uzakta idiler. Kendilerini hâlâ münevverler arasında görmek isteyenler ise tenviratın neleri kapsadığı hususunda anlaşabilecek ehliyetten mahrum bırakılmışlardı.

Aydınların dar bir kesimi 1961 Anayasası’na muvâzi olarak Türk halkını aydınlatmanın yerinde ve gerekli olduğuna karar verdiler. Cumhuriyet tarihinde ilk defa halkın tenvir edilmesi, aydınlatılması mesele oluyordu. 60 sonrası tenviratın anahtar ibaresi “sosyal adalet” idi. Azınlıkta kalan aydınların yaklaşımlarına göre Türk halkı toplumda adaletsiz bir işleyişin hüküm sürdüğüne dair uyarılara muhatap olmalıydı. Aydın olarak adlandırılmayı reddeden münevverler vakit geçirmeden sosyal adalet söylemini öne çıkaranlara cephe aldı. “İlerici Aydınlar” ile “Anti-Komünist Münevverler” arasındaki sürtüşme belli bir mesafe kat etmişken on yıllık bir gecikmeyle araya “Tarihsel Hata” sokuşturuldu. 70’li yıllardan itibaren halkın manevi değerlerinin siyaset oyununda bir koz olarak kullanılıp kullanılmayacağı, kullanılacaksa hangi elde bulundurulacağı mesele haline getirildi. Acaba aydınların üstün konumunu münevverler devralırsa mesele çözülür müydü?

Çözülmezdi ve çözülmedi. Hem aydınlar, hem de münevverler dine ilişkin duygular bakımından bir canlanma yaşanmış olması ihtimalini tekin bir durum saymıyorlar, hek iki taraf da “İslâmî Uyanış” sözünden tedirginlik duyuyorlardı. Eğer bir islâmî uyanış gerçekse veya gerçekleşmesi istenirse gerek aydınların ve gerekse münevverlerin önünde bu uyanışa dahil olup olmayacakları içinden çıkamayacakları bir mesele olarak duruyordu. Aydınları aydınlatmak, münevverleri tenvir etmek olacak iş değildi. Olmadı da. Beri yandan İslâmî Uyanış” denilince kendilerine mahsus bir konu açıldığını kabul eden milyonlarca insan sonbahar yaprakları gibi esen siyasî, malî, kültürel rüzgârlar önünde savruldu. Ait oldukları ağaçla irtibatlarını kopardıkları için rüzgâr onları zaman zaman toparladı, zaman zaman dağıttı. Türkiye yeşil yapraklar için ilkbaharı beklemek zorundadır.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Üstad Necip Fazıl'dan Bugüne - 05 Haziran 2026
  • Yitiklerimiz-1...Başlangıç - 05 Haziran 2026
  • Mektuplaşmayı unuttuk - 12 Eylül 2025
  • Uyanmaya dair - 05 Eylül 2025
    Köşe Yazarları
    Erhan Karacaoğlu
    Erhan Karacaoğlu
    Üstad Necip Fazıl'dan Bugüne
    Hakan Ferman
    Hakan Ferman
    Ticaret ahlakı
    Ferhat Engelsiz
    Ferhat Engelsiz
    Yakıştırılan kimliğin derin çizgileri
    Süleyman Arif Emre
    Süleyman Arif Emre
    Küresel krizin derinliği ve G-20'ler
    Doğan Bekin
    Doğan Bekin
    Kore savaşı kapıda mı?
    Çok Okunan Haberler
    Kırcaali Yeni Camii'de gönüllere işleyen hatim programı
    Kırcaali Yeni Camii'de gönüllere işleyen hatim programı
    Suudi Arabistan-Pakistan arasında vize muafiyeti anlaşması
    Suudi Arabistan-Pakistan arasında vize muafiyeti anlaşması
    Kabil, suyu tükenen ilk modern şehir olabilir
    Kabil, suyu tükenen ilk modern şehir olabilir
    Ana Sayfa
    Türkiye
    Orta Doğu
    Balkanlar
    Kafkasya
    Asya
    Avrupa
    Afrika
    Amerika
    Kim-Kimdir
    Dualar
    Köşe Yazarları
    Video Galeri
    Biyografiler
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Anketler
    Nöbetci Eczaneler
    • Afrika
    • Amerika
    • Asya
    • Avrupa
    • Balkanlar
    • Dualar
    • Orta Doğu
    • Türkiye
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Anketler
    • Nöbetci Eczaneler

    • Rss
    • Sitene Ekle
    • Faydalı Siteler
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim