En büyük tutkusu devletinin ve milletinin muasır milletler seviyesinin üzerine çıkma mücadelesinde başarıya ulaşması olduğunu bilmeyen yokturl. Halkıyla birlikte düşünmek ve halkının düşüncelerini hayata geçirmek ve ülkesine halkının arzuları yönünde bir gelecek çizmek onun büyüklüğünün ve gerçek bir halk kahramanı olduğunun işaretlerindendir.
Erbakan’ı gerçek anlamıyla lider yapan hususiyetlerin başında hiç şüphesiz halkına güveni, geleceğe daima ümitle bakışı ve en mühimi inancı ve imanı gelmektedir.
Millî Görüş düşüncesinin siyaset sahnesine çıkış yılı olarak kabul edebileceğimiz 1969 bağımsızlar hareketinden bu yana o gün söylediği gerçekleri bugün de yılmadan haykıran Erbakan, iyinin, güzelin ve mutlak doğru olanın Türk siyasetinde sözcüsü ve savunucusu olduğu için büyüktü. “Dün dündür” mantığını, yalanına kılıf yapanlar gibi, telefonunu çetelere, mafyalara açanlar gibi olmadığı için Erbakan gerçek bir halk kahramanıdır.
Erbakan mafyaların, çetelerin, rantçıların, sömürücülerin ümidi olmadığı için siyaset sahnesinden silinmek istenmiştir. Devletin gelirlerini bu çağdaş eşkıyanın cebine akıtmadığı ve halktan geleni tekrar halkına iade ettiği için dışlanmak istenmiştir. Demokrasiye inandığı, insan hak ve özgürlüklerini baştacı ettiği için bazı mihraklar tarafından hedef haline getirilmiştir. Önüne çıkarılan tüm engeller halkının sesi, ülkesinin gerçek temsilcisi ve yeniden büyük Türkiye’nin sevdalısı olmasından dolayıdır.
Cüceler yüksek mevkileri tuttukları için, gerçek büyükler farkedilememektedir bizim ülkemizde. Fakat Erbakan tüm olumsuzluklara ve engellere rağmen yılmadan mücadelesini sürdüren bir liderdir. O, her Uhud’un bir Bedir’e gebe olduğunu bilen ve bu gerçeğe iman eden lider olduğu için, “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır” sloganını hep en yükseklerde taşımıştır. Çünkü bu slogan onun zafer nişanesidir.
Erbakan Hoca olarak anılmak ve bu ulvi lakapla bilinmek her lidere nasip olmayan hususiyetlerdendir. Çünkü Erbakan, üniversite yıllarında talebe iken de bir hocaydı. Türk siyaset sahnesinde yeniden büyük Türkiye için çalışırken de...
Balıkesir/Altınoluk beldesine her gelişinde bu şirin belde adeta büyüyor ve bir başka canlılık kazanıyor. Çünkü Erbakan’ın gelişiyle Türkiye Altınoluk’a akıyor, dünya Altınoluk’u yeniden tanıyordu. Güzel belde Altınoluk güzel insanlarla daha bir güzellik kazanıyordu adeta.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Altınoluk’a gelişi sözde bir yaz tatiliydi ve fakat bu geliş aslında geçen bir yılın muhasebesinin yapıldığı, sevenlerle kucaklaşıp, “Yeniden büyük Türkiye idealinin” kemikleştirildiği ve yeniden büyük Türkiye sevdalılarının seferberliğe hazırlanışlarıydı.
Sevgi, muhabbet, sadakat ve içtenlik vardı Erbakan Hoca’nın ziyaretçilerinde. Onlar yaradılmışları seviyorlardı Yaradan’dan ötürü. Kin, nefret, fesat, fitne, sevgisizlik bunların işi değildi. Çünkü bu işleri kendilerine meslek edinenler köşe başlarını tutmuş ve tüm Türkiye onları tanıyordu.
Ülkemizi düzlüğe çıkaran Erbakan Hocamıza tahammül edemeyenlerin tahrik ve lojistik desteğiyle ülke ekonomisini perişan edenlerin işiydi olumsuzluklar. Ülke kaynaklarını birbirlerine peşkeş çekenler, daha sonra emekliliklerinde birbirlerine danışmanlık, sekreterlik ve üyelik kapısı açanlar artık biliniyor ve sevilmiyorlardı halkımız tarafından. Bir deprem çadırını dahi dağıtamayanların, ayaklarına kadar getirilen yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine veremeyenlerin, deprem bölgesine üç gün sonra zorla gelebildikleri halde, ilk günden oradaymış gibi televizyon reklamları yaptıranların ve sivil kuruluşların başarılı hizmetlerini irtica ile bulandırmaya çalışan gerçek irticacıların kimler olduğunu pekâla biliyordu milletimiz ve Sayın Erbakan’a teveccüh de bu yüzdendi. Çünkü Erbakan gerçek bir liderdi.
Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’nın bir Altınoluk ziyareti yine hoş sedalarla başlarken, dillerde dolaşan cümle, “O gerçek bir lider ve gerçek bir halk kahramanıdır.” Siyaset sahnesinden bir zaman için haksız yere uzak tutulduysa da gelecek yine onunla şekillenecektir. Çünkü o halkının arasında, halkıyla birlikte ve halkı da onunlaydı. Erbakan gerçek bir liderdi, diğerleri genel başkan olsa da...







