Umman, İsrail'in Golan Tepeleri'ni işgalini sürdürmesini ve Suriye'ye yönelik ardı arkası kesilmeyen saldırılarını kınayarak, Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.Umman Haber Ajansının aktardığına göre, Umman'ın Cenevre'deki Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kuruluşlar Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi İdris bin Abdurrahman El-Hinceri, Cenevre'de gerçekleştirilen BM İnsan Hakları Konseyi'nin 63. Oturumu'nda Filistin ve diğer işgal altındaki Arap topraklarındaki insan hakları durumuna ilişkin bir konuşma yaptı.
Umman'dan Suriye'nin egemenliğine destek
Büyükelçi Hinceri konuşmasında, Umman Sultanlığı'nın Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin işgalinin sürmesini ve İsrail'in Suriye'deki son sızma ve saldırılarını kınadığını ifade etti. Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmasının, uluslararası hukuk kurallarına ve BM Şartı'na bağlı kalınmasının zaruretini vurguladı.Gazze ve Batı Şeria'daki durum
Büyükelçi Hinceri, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:"Umman, Gazze Şeridi'ndeki insani trajedinin sürmesini esefle takip etmektedir. Savaşın yol açtığı yıkım, göç ve acil ile sürdürülebilir bir uluslararası müdahale gerektiren artan insani ihtiyaçların yanı sıra Batı Şeria'da, Kudüs dahil, tırmanan yerleşim faaliyetlerini, baskınları, yerleşimci şiddetini, toprak müsaderesini ve zorla yerinden etmeleri yakından izliyoruz."
Uluslararası topluma sorumluluk çağrısı
Büyükelçi Hinceri, Filistin meselesine ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:"Filistin halkının karşı karşıya olduğu ihlal ve zorlukların boyutu, uluslararası toplumdan kınamanın ötesine geçerek hesap verebilirliği garanti edecek pratik ve etkili adımlar atmasını zorunlu kılmaktadır. Cezasızlık kültürü gölgesinde kalıcı bir barış sağlanamaz ve uluslararası hukuk kuralları seçici bir şekilde uygulanmaya mahkum edilmemelidir. İnsan haklarına saygı duymak yalnızca ihlalleri kınamakla tamamlanmaz; aksine bu ihlaller için hesap verilebilirliğin garanti edilmesini, kanunun istisnasız herkese uygulanmasını, insan haklarının korunmasının güçlendirilmesini, hukukun üstünlüğünün pekiştirilmesini ve uluslararası hukuk sisteminin güvenilirliğinin korunmasını gerektirir. Uluslararası toplum sorumluluklarını üstlenmeli ve Filistin halkının devredilemez haklarını korumak için çalışmalıdır. Uluslararası hukuk ile ilgili BM kararları doğrultusunda Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve bağımsız, egemen devletini kurma hakkını güvence altına alan adil ve kapsamlı bir çözüme ulaşılmalıdır."








