Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, 2025 yılında yaklaşık 2,9 milyon Afgan’ın komşu ülkelerden Afganistan’a döndüğünü duyurdu. Kurum, geri dönüşlerin en az yarısının zorla gerçekleştiğini bildirdi.
Son rapora göre 1,9 milyon kişi İran’dan, 1 milyon kişi Pakistan’dan, bin 953 kişi ise Tacikistan’dan sınır dışı edilerek ya da zorla ülkesine gönderildi.
Afganlar hakkında zorla dönüş ve ihlal iddiaları
Raporda, geri dönüşlerin çoğu zaman gözaltı, ani sınır dışı kararları ve insan hakları ihlalleriyle birlikte gerçekleştiği belirtildi. Birçok kişinin eşyalarını toplayamadan ülkeyi terk ettiği, uzun ve zorlu yolculukların ardından Afganistan’a giriş yaptığı kaydedildi.
UNHCR Sözcüsü Faramarz Barzin, şunları dedi:
“Birçok kişi eşyalarını toplama fırsatı bulamadan ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Bazı aile bireyleri birbirinden ayrıldı.Bu durum koruma risklerini artırıyor ve geri dönüş bölgelerinde barınma ile uyum kapasitesi üzerinde ek baskı oluşturuyor”
Kadınlar ve çocuklar ön planda
Verilere göre İran’dan dönenlerin yüzde 54’ü belgesiz, yüzde 46’sı resmi belge sahibiydi. Bu grupta kadın ve kızların oranı yüzde 49, çocukların oranı ise yüzde 57 olarak kaydedildi.
Pakistan’dan dönenlerin yüzde 44’ünün resmi belgesi bulunduğu, yüzde 54’ünün belgesiz olduğu, yüzde 2’sinin ise sığınmacı statüsünde olduğu bildirildi. Kadın ve çocukların oranı yüzde 45 olurken, refakatsiz çocukların oranı yüzde 21 olarak açıklandı.
İki yılda 5 milyon dönüş
Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu verilerine göre son iki yılda zorunlu sınır dışı uygulamaları ve göç kısıtlamaları nedeniyle yaklaşık 5 milyon kişi, yani nüfusun yaklaşık yüzde 10’u Afganistan’a geri döndü.
Afganistan’daki İslam Emirliği yönetimi, geri dönenlerin ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğunu açıkladı. Yetkililer, başta Pakistan ve İran olmak üzere ev sahibi ülkelere “zorunlu sınır dışı uygulamalarını durdurun” çağrısı yaptı.
Uzmanlar, ekonomik kriz, işsizlik ve kuraklıkla mücadele eden Afganistan’ın, kitlesel geri dönüşleri karşılamakta zorlandığını vurguluyor. Bu tablo, yalnızca bir göç meselesi değil; bölgesel istikrar, insani yardım kapasitesi ve insan hakları açısından da kritik bir eşik olarak görülüyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Foto: Facebook









