Microsoft İsrail'i destekliyor mu?
Microsof koşulsuz bir şekilde İsrail'in terörist faaliyetlerini destekledi ve desteklemeye devam ediyor.Microsoft’un İsrail ile ilişkileri uzun süredir teknoloji ve savunma alanlarında stratejik ortaklıklar içeriyor.
Şirket, 1990’lardan bu yana İsrail’de büyük bir Ar-Ge merkezi işletiyor ve bulut bilişim, yapay zeka gibi konularda İsrail hükümeti ve özel sektörle yoğun işbirliği yürütüyor.
Özellikle 2017’de İsrail Savunma Bakanlığı ile bulut altyapısı ve siber güvenlik projelerinde yer aldığı, ayrıca İsrail merkezli girişimlere yatırım yaptığı biliniyor.
Gazze savaşı sonrasında Microsoft’un İsrail hükümetine doğrudan askeri destek sağladığını kanıtlayan resmi bir belge bulunmasa da, şirketin İsrail’deki Ar-Ge merkezlerini ve İsrailli teknoloji girişimlerini desteklemeye devam ettiği, bulut hizmetlerinin İsrail devleti tarafından da kullanıldığı açık kaynaklarda yer alıyor.
Özetle Microsoft, İsrail devletiyle ticari ve teknolojik işbirliği sürdürüyor; bu da İsrail’i ekonomik ve stratejik olarak dolaylı biçimde desteklediği gerçeğini ortaya koyuyor.
Microsoft'un bu desteği, soykırım ordusuna açık bir “siyasi veya askeri destek” taahhüdü anlamına geldiği gerekçesiyle prostesto ediliyor.
Mıcrosoft İsrail ordusuna çok açık destek verdi
The Guardian gazetesine göre, bu kararın nedeni IDF’in Filistinlilere yönelik geniş çaplı gözetim faaliyetlerinde Microsoft’un Azure bulut sistemini kullanması.Haberde, Unit 8200’nin milyonlarca telefon görüşmesini kaydettiği ve bu verileri analiz etmek için Microsoft’un yapay zeka araçlarından faydalandığı öne sürüldü.Bu durumun, şirketin hizmet şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle Microsoft tarafından dış denetim başlatılmasına yol açtığı belirtildi.Microsoft, bu iddialar üzerine bazı yapay zeka ve bulut hizmetlerini geçici olarak durdurdu. Şirketin, İsrail Savunma Bakanlığı ile olan genel iş birliği devam etse de, özellikle hassas veri kullanımı konusunda daha sıkı denetim uyguladığı ifade edildi.Microsoft’un bu kararı, şirket içinde ve kamuoyunda daha önce de tartışma konusu olmuştu.Bazı çalışanlar, Gazze’deki katliamlar sırasında Microsoft teknolojilerinin masum Filistinlileri hedef göstererek katletme amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle protestolar düzenlemişti.Teknoloji Devlerinin İsrail’le İlişkisi
İsrail, özellikle siber güvenlik, yapay zekâ, yarı iletken ve bulut bilişim gibi alanlarda dünyanın en dinamik teknoloji ekosistemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Microsoft, Google, Amazon, Apple, Intel, Nvidia, Meta (Facebook) gibi birçok teknoloji devi ülkede büyük Ar-Ge merkezleri kurdu ve milyarlarca dolarlık yatırımlar yaptı.- Microsoft, İsrail’deki en büyük yabancı Ar-Ge yapılanmalarından birine sahip. Bulut bilişim, yapay zekâ ve güvenlik teknolojilerinde İsrailli mühendislerle çalışıyor. Şirket, sivil projelerin yanı sıra İsrail ordusuna hizmet verebilecek bulut altyapı ihalelerine de katılıyor.
- Google, Tel Aviv ve Hayfa’da yapay zekâ ve kuantum araştırmalarına odaklı laboratuvarlar işletiyor; İsrail’in siber güvenlik girişimlerine yatırım fonları aracılığıyla destek sağlıyor.
- Amazon, AWS (Amazon Web Services) üzerinden İsrail hükümetinin “Nimbus” adlı devlet bulutu ihalesini kazanan şirketlerden biri oldu. Bu proje, İsrail’in kamu verilerini ve güvenlik altyapısını kapsadığı için tartışmalara yol açtı.
- Intel, İsrail’de onlarca yıldır faaliyet gösteriyor; çip üretim tesisleri ve Ar-Ge merkezleri aracılığıyla ülkenin ihracatına büyük katkı sağlıyor. Yeni nesil işlemcilerin önemli bir bölümü İsrail’de geliştiriliyor.
- Nvidia, İsrail merkezli Mellanox’u 2019’da satın aldı ve yapay zekâ altyapısında kritik ürünleri İsrail’de geliştiriyor.
- Apple, İsrail’de çip tasarımı ve donanım mühendisliği üzerine çalışan merkezler kurarak iPhone ve Mac ürünlerinin donanım yeniliklerine katkıda bulunuyor.
Microsoft ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin İsrail’le olan güçlü ekonomik ve teknolojik bağları, özellikle Gazze savaşı ve Filistin’deki hak ihlalleri bağlamında dünya genelinde yoğun tartışma ve protestolara yol açtı. Tepkiler hem şirket çalışanlarından hem de tüketicilerden, insan hakları örgütlerinden ve akademik çevrelerden geldi. İşte kamuoyundaki öne çıkan tepkilerin genel çerçevesi:
Çalışan Protestoları ve İstifalar
Microsoft, Google, Amazon ve Meta gibi şirketlerde, Gazze’deki sivil kayıplara rağmen İsrail ordusuna dolaylı veya doğrudan katkı sağlayabilecek ihalelere katılım ciddi tepkilere yol açtı. Özellikle Amazon ve Google’ın İsrail hükümetiyle yürüttüğü Project Nimbus bulut altyapı projesi, çalışanların toplu protestolarına, açık mektuplara ve bazı mühendislerin istifasına neden oldu. Microsoft içinde de benzer şekilde Filistin’e destek açıklamaları yapmak isteyen çalışanların şirket içi forumlarda sansüre uğradığı yönünde iddialar gündeme geldi.
Tüketici Boykotları ve Kampanyalar
Birçok sivil toplum örgütü ve aktivist grup, Microsoft, Google, Amazon gibi firmalara karşı boykot çağrıları başlattı. Sosyal medyada “Boycott Big Tech”, “No Tech for Apartheid” gibi etiketler altında kampanyalar düzenlenerek, bu şirketlerin İsrail’le olan askeri veya stratejik iş birliklerini sonlandırmaları talep ediliyor. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da genç tüketiciler arasında bu çağrılar daha görünür hâle geldi.
Akademik ve Hukuki Tepkiler
Bazı üniversitelerde öğrenci birlikleri ve akademisyenler, şirketlerin İsrail yatırımlarını etik dışı bulduklarını belirten bildiriler yayımladı ve kampüslerde protestolar düzenledi.
İnsan hakları örgütleri ise İsrail’e sağlanan teknolojik altyapının savaş suçlarıyla ilişkilendirilebileceği yönünde hukuki incelemeler yapılmasını talep ediyor.
Hissedar ve Yatırımcı Baskısı
Kurumsal yatırımcılar ve bazı hissedar grupları, teknoloji devlerinden İsrail’le yürütülen projelerde daha fazla şeffaflık ve insan haklarına duyarlılık talep ediyor. Özellikle ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) kriterlerini önceliklendiren fonlar, şirket yönetimlerine resmi yazılar göndererek riskli anlaşmaların gözden geçirilmesini istedi.

Şirketlerin Yanıtı
Microsoft ve diğer devler, kamuoyuna verdikleri cevaplarda genellikle “tarafsızlık” ve “küresel hizmet” vurgusu yaparak, faaliyetlerinin sadece ticari ve teknolojik amaç taşıdığını savunuyor. Ancak eleştirmenler, devlet destekli projelerin doğrudan askeri kapasiteye katkı sağlayabileceğini ve bu nedenle şirketlerin etik sorumluluktan kaçamayacağını öne sürüyor.
Bu tepkiler, teknoloji devlerinin sadece ticari değil, aynı zamanda politik ve insani krizlerde de küresel aktörler olarak algılandığını ve kararlarının toplum nezdinde dikkatle izlendiğini ortaya koyuyor.







