Orta Doğu ülkelerinden Lübnan, tarihinin en büyük su krizlerinden birini yaşıyor. Birçok tarihi su kaynağının tamamen kuruması, özellikle tarım, içme suyu ve çevre sağlığı açısından ciddi bir insani tehdit oluşturuyor.
Lübnan kuraklığa çare arıyor
Kuraklıktan en çok etkilenen bölgelerden biri, Lübnan’ın doğusundaki tarihi Baalbek kenti oldu.Binlerce yıldır kentin su ihtiyacını karşılayan Beyyada pınarı ve ona bağlı Ras el-Ayn havzası, tarihte ilk kez tamamen kurudu.Bu durum, bölgedeki tarımsal üretimi neredeyse durma noktasına getirdi ve içme suyu teminini de büyük ölçüde sekteye uğrattı.Turizm ve tarım büyük zarar görecek
Beyyada pınarının etrafında Lübnan’ın en büyük doğal turistik parklarından biri bulunuyordu. Bunun yanında pınar, tarım arazilerinin sulanması ve yerleşimlerin su ihtiyacının karşılanmasında hayati rol üstleniyordu. Ancak son yıllarda hızla artan kuraklık ve yağışların azalmasıyla, bu verimli ve canlı manzara adeta yok oldu.
Pınarla birlikte beslenen Beyyada göleti ve Ras el-Ayn nehri de tamamen kuruyarak çorak bir araziye dönüştü. Yaşanan bu ekolojik felaket sonucunda, bölgede yaşayan balıklar, kazlar ve ördekler gibi pek çok canlı türü yok oldu.
Evlerin musluklarından su akmıyor
Yerel kaynaklar, Baalbek’teki birçok evin haftalarca musluklarından su akmadığını bildiriyor. Su dağıtımındaki adaletsizlik nedeniyle bazı vatandaşlar, sağlıksız ve güvenilir olmayan kaynaklardan su satın almak zorunda kalıyor.
Uzmanlara göre, pınarların kurumasının temel nedeni Orta Doğu'nun önemli ülkelerinden Lübnan genelindeki kuraklık. Azalan yağış miktarları, sürdürülebilir bir su yönetimi politikasının eksikliği, yeraltı suyunun kontrolsüz şekilde tüketilmesi ve iklim değişikliğinin etkileri bu kuraklığı derinleştiriyor.
Kaynak: Haber Merkezi







