Hırvatistan Savunma Bakanı Ivan Anusic, Macar mevkidaşıyla yaptığı görüşmede, Sırbistan'ın saldırı sistemleriyle ciddi şekilde silahlandığını ve menzili 400 kilometreyi aşan Çin yapımı hipersonik füzelere sahip olduğunu ifade etti.Hırvatistan Savunma Bakanlığının resmi internet sitesinden yapılan açıklamaya göre Anusic, Macaristan'ın sınır kenti Lenti'de ile görüştü.

"Güneydoğu Avrupa'nın istikrarı ortak çıkarımız"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Anusic, şu ifadeleri kullandı:
"Güneydoğu Avrupa'nın istikrarı Hırvatistan ve Macaristan'ın çıkarınadır. Sırbistan, saldırı sistemleriyle ciddi şekilde silahlanmaktadır ve menzili 400 kilometreyi aşan Çin yapımı hipersonik füzeler almıştır."
Savunma sanayii iş birliği görüşüldü
İki bakan, savunma sanayileri arasında daha geniş işbirliği imkanlarını da görüştü. Anusic, Macar Bakan'a Hırvat savunma şirketlerini tanıttı.Anusic, Ruszin-Szendi'yi, 27-29 Nisan 2027'de Zagreb'de düzenlenecek uluslararası silah ve askeri teçhizat fuarına davet etti. Görüşme,
Balkanlar'da silahlanma yarışına ilişkin endişelerin bölgesel düzeyde paylaşıldığını gösterdi.

Hırvatistan ile Sırbistan arasındaki anlaşmazlığın tarihçesi
Hırvatistan ile
Sırbistan arasındaki anlaşmazlığın temelinde, 20. yüzyılda şekillenen
farklı ulusal kimlikler, dinî ayrılıklar ve Yugoslavya’nın dağılması sırasında yaşanan şiddetli savaş (1991-1995) yatmakta. Taraflar arasındaki gerilim, tarihsel travmaların ve savaş suçu suçlamalarının gölgesinde günümüze kadar devam etmektedir.
️ Tarihsel Arka Plan ve Kimlik Ayrılıkları
Anlaşmazlığın kökenleri, iki toplumun yüzyıllar boyunca farklı siyasi ve dinî yapılar altında gelişmesine dayanır. Hırvatlar,
Katolik inancına bağlı kalarak uzun süre
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun etkisi altında kalmış ve Batı Avrupa’ya yakın bir kimlik geliştirmiştir. Sırplar ise
Ortodoks inancını benimsemiş ve asırlarca
Osmanlı egemenliği altında yaşamıştır Birinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan
Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (daha sonra Yugoslavya) çatısı altında bir araya gelseler de, devletin merkeziyetçi mi yoksa federal mi olacağı konusunda anlaşmazlıklar baş göstermiştir. Sırbistan’ın merkeziyetçi yapıyı dayatması, Hırvatlar arasında özerklik taleplerini doğurmuş ve “Hırvat Sorunu” olarak adlandırılan ilk ciddi siyasi krizleri tetiklemiştir .
Yugoslavya’nın Dağılması ve Savaş (1991-1995)
Gerilim, Yugoslavya’nın dağılma sürecinde silahlı çatışmaya dönüşmüştür.
Hırvatistan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesi, ülkedeki Sırp azınlığı ve Belgrad yönetimini harekete geçirmiştir. Sırbistan destekli güçler, Hırvatistan topraklarının yaklaşık üçte birini ele geçirerek
Sırp Krajina Cumhuriyeti’ni kurmuştur.Savaş sırasında her iki taraf da ağır insan hakları ihlalleri ve etnik temizlik iddialarıyla suçlanmıştır.
Vukovar’ın düşmesi ve sonrasında yaşanan katliamlar (1991) ile Hırvat güçlerinin
“Fırtına Harekâtı” (1995) sırasında yüz binlerce Sırp’ın bölgeden kaçmak zorunda kalması, karşılıklı hafızalarda derin yaralar açmıştır . Savaş, yaklaşık
20.000 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştır.
⚖️ Savaş Sonrası Dönem ve Güncel Gerilimler
Savaşın resmen sona ermesine rağmen ilişkiler normalleşememiştir. İki ülke, savaşın sorumluluğu ve kayıplar konusunda taban tabana zıt anlatılara sahiptir. Hırvatistan, Sırbistan’ı
soykırımla suçlayarak Uluslararası Adalet Divanı’na (ICJ) başvurmuş; Sırbistan ise karşı dava açarak Hırvatistan’ı Sırplara karşı etnik temizlik yapmakla suçlamıştır . Mahkeme süreci, iki ülke arasındaki siyasi ve toplumsal bölünmüşlüğü daha da derinleştirmiştir.Günümüzde anlaşmazlık, diplomatik krizler, karşılıklı suçlamalar ve sembolik tartışmalar üzerinden devam etmektedir. Sırbistan zaman zaman Hırvatistan’ı içişlerine müdahale etmekle suçlarken (seçimlere müdahale iddiaları gibi), Hırvatistan ise Sırbistan’ı geçmişle yüzleşmemek ve saldırgan bir söylem kullanmakla eleştirmektedir . Taraflar arasındaki
sınır anlaşmazlıkları ve savaş suçlularının iadesi gibi konular da çözüme kavuşturulamamıştır Kaynak: Haber Merkezi
Fotolar: Ivan Anusic X Account