Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995 tarihinde yaşanan ve insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen soykırımın acıları hala çok taze..
Srebrenitsa’da hayatını kaybeden yedi kurban daha, 30 yıl sonra nihayet toprağa kavuşacak.
Kimlik tespitleri yeni yapılan bu yedi kurban, 11 Temmuz’daki anma ve defin töreniyle Potoçari Anıt Mezarlığı’na defnedilecek.
Srebrenitsa Soykırımı'nın 30. yıldönümü
1992-1995 yılları arasında süren Bosna Savaşı’nda yaşanan Sırbistan yönetimin sebep olduğu Srebrenitsa Soykırımı, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa topraklarında gerçekleşen en büyük kitlesel kıyım olarak kabul görüyor.
Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995’te Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birliklerince işgal edildi. Ancak Birleşmiş Milletler'e sığınan binlerce Boşnak sivile, bekledikleri uluslararası koruma sağlanmadı.

Hollandalı BM askerlerinin gözetimindeki sığınmacılar, işgalci Sırp güçlerine teslim edildi. Takip eden günlerde 8.372 Boşnak erkek sistematik şekilde katledildi; kadınlar ve çocuklar ise tehcir edildi ya da başka insani trajedilere sürüklendi.
Srebrenitsa'nın yaraları hala kanıyor
Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsü’nün açıklamasına göre, bu yıl defnedilecek kurbanlar arasında 19 yaşındaki Senajid Avdić ve Hariz Mujić en genç isimler olarak dikkat çekiyor. 67 yaşında öldürülen Fata Bektić ise bu yıl defnedilecek tek kadın ve en yaşlı kurban. Onlarla birlikte Hasib Omerović, Sejdalija Alić, Rifet Gabeljić ve Amir Mujčić de törenle toprağa verilecek. Cenazeler, daha önce defnedilmiş yakınlarının mezarlarının yanına gömülecek.
Yetkililer, kimliği tespit edilen ancak yakınlarının onayını bekleyen başka kurbanların da bulunduğunu ve defin sayısının artabileceğini ifade ediyor.
Hâla cesedine ulaşılamayan kurbanlar var
Srebrenitsa’daki soykırımın ardından yürütülen çalışmalarla şu ana dek
- 150 farklı noktada,
- 77’si toplu mezar
olmak üzere çok sayıda gömü alanı tespit edildi.
Kimlik tespiti yapılan kurbanların büyük çoğunluğu Potoçari Anıt Mezarlığı’nda defnedilirken, bazı ailelerin tercihiyle cenazeler yerel mezarlıklara da gömüldü.
Bugüne kadar Potoçari’de 6.765 kişi sonsuz istirahatine kavuştu.
Ancak hâlâ 1.000’den fazla kurbanın kalıntılarına ulaşılamadı.
Srebrenitsa'da adalet yerini buldu mu: Tabiki hayır
2007 yılında Uluslararası Adalet Divanı, eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden gelen delillere dayanarak Srebrenitsa’da yaşananları açıkça "soykırım" olarak tanıdı.
Fakat verilen hukuki kararlar, kurban yakınlarının acısını dindirmeye yetmiyor.
Her 11 Temmuz’da yinelenen anma törenleri, yalnızca bir hatırlama değil; aynı zamanda dünya kamuoyuna bir uyarı niteliği taşıyor: Unutulursa, tekrar eder.
Bir Mezar Taşı, Bir Tanıklık
Balkanlar tarihinde çok acı gördü ama bu denli bir vahşeti çok az gördü.
Srebrenitsa'da bu yıl defnedilecek yedi kişi, hem acılı geçmişin hem de adalet arayışının sembolleri.
Her yeni defin, sadece bir mezar taşı değil; aynı zamanda kayıplarını arayan, adalet isteyen bir halkın tarihine düşülen yeni bir tanıklık niteliğini taşıyor.
Srebrenitsa, hâlâ konuşulması ve hatırlanması gereken bir insanlık dersi olarak yaşamaya devam ediyor.
Kaynak: Gazete Çağrı










