Çin, eski bir köle ticaret merkezini yoğun bir turizm merkezine dönüştürüyor.Tarihi liman, bir zamanlar transatlantik köle ticareti sırasında yaklaşık 2 milyon köleleştirilmiş Afrikalının müzayede alanından sahile kadar uzanan 2 kilometrelik "Köle Yolu" boyunca yürütüldüğü yerdi.
Afrika'nın "Dönüşü Olmayan Kapı"sı
Kıyıda, esirler "Dönüşü Olmayan Kapı"dan geçirildi; gemilere bindikleri noktanın tam üzerinde şimdi anıtsal bir kemer bulunmaktadır.Benin hükümeti, bir zamanlar ana köle limanı olan bölgede geniş bir La Marina sahil kompleksi inşa etmek için Çinli devlet şirketleriyle sözleşme imzaladı. Bu, Benin'in yeni yemin eden Cumhurbaşkanı Romuald Wadagni'nin devraldığı proje, modern sahil kompleksini doğrudan Ouidah'daki tarihi köle yolu ve anıt alanlarına bağlayarak turizmi canlandırmayı hedefliyor.
Son iki hükümet döneminde devam ettirildi
Projeyi Benin Ulusal Miras Tanıtım ve Turizm Geliştirme Ajansı yönetiyor. İnşaat, eski Cumhurbaşkanı Patrice Talon hükümeti döneminde başladı. 24 Mayıs'ta yemin ederek göreve başlayan Cumhurbaşkanı Wadagni, o dönemde Maliye Bakanıydı.
Benin’deki Köle Yolu: Tarihin Sessiz Tanıkları
Batı
Afrika ülkesi Benin’de, tarihin en karanlık sayfalarından birine ışık tutan "Köle Yolu", hâlâ ziyaretçilerini geçmişin acı gerçekleriyle yüzleştiriyor. Ouidah kentinde başlayan bu yol, 17. ve 19. yüzyıllar arasında binlerce Afrikalının zincirlenerek Atlantik’e kıyısı olan bir sahile yürütüldüğü güzergâh olarak biliniyor. Portekiz, Fransız ve Danimarkalı köle tüccarlarının kontrolündeki bu liman bölgesi, kıtanın en yoğun insan ticareti merkezlerinden biriydi. Yol boyunca yer alan "Unutulmaz Kapı" gibi anıtlar ve heykeller, kölelerin bir daha geri dönmemek üzere denize açıldığı anı simgeliyor. Bugün ise bu rota, UNESCO Dünya Belleği listesinde yer alan tarihî bir anma güzergâhı olarak kabul ediliyor.
Her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.
Günümüzde Köle Yolu, sadece turistik bir cazibe değil, aynı zamanda bir insanlık suçuna karşı hafızayı canlı tutan bir açık hava müzesi niteliğinde. Ziyaretçiler, dört kilometrelik patikada yürürken, Portekiz Kalesi’nden başlayıp “Geri Dönüş Yok” kapısına kadar uzanan izi takip ediyor. Benin hükümeti ve sivil toplum kuruluşları, bu güzergâhın korunarak eğitici etkinliklerle desteklenmesi için çalışıyor. Özellikle Diasporadaki siyahi topluluklar için kutsal bir anlam taşıyan bu yol, geçmişin yaralarını sarmak ve köleliğin unutulmaması gereken bir suç olduğunu hatırlatmak amacıyla her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Tarih boyunca acının sembolü olan bu güzergâh, bugün barış ve insan hakları mücadelesinin evrensel bir anıtına dönüşmüş durumda.Kaynak: Gazete Çağrı Özel Haber