Marco Rubio, Atina'da Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının normale yaklaştığını belirterek enerji yollarının çeşitlendirilmesi çağrısı yaptı.ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran savaşıyla birlikte küresel enerji piyasasının en kritik noktalarından biri haline gelen Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yunanistan'ın başkenti Atina'da mevkidaşı Giorgos Gerapetritis ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Rubio, boğazdan geçen petrol akışının çatışma öncesindeki seviyeye yaklaştığını duyurdu.
"Petrol akışı savaş öncesi seviyelere yaklaştı"
Atina'daki temasları sırasında Hürmüz Boğazı'ndaki gidişatı değerlendiren Dışişleri Bakanı Rubio, sevkiyattaki toparlanmayı şu sözlerle ifade etti:"Şu anda Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarı, çatışma başlamadan önceki seviyelerle neredeyse aynı noktaya gelmiş durumdadır."Rubio'nun açıklaması, aylar boyunca küresel ekonomiyi tehdit eden boğazdaki arz krizinin hafiflediğini gösterse de piyasa verileri daha temkinli bir tablo çiziyor. Son verilere göre bölgeden yapılan ham petrol ihracatı günlük yaklaşık 14,2 milyon varile ulaşarak savaş öncesi kapasitenin yüzde 80'ini yakaladı.Toparlanmaya rağmen yüksek seyreden navlun, sigorta ve tanker maliyetleri enerji piyasalarını zorlamaya devam ediyor. Orta Doğu'dan Asya'ya tanker taşıma maliyetlerinin bazı rotalarda günlük 1,2 milyon doları aştığı belirtiliyor.
Enerji rotalarında bağımlılık uyarısı
Konuşmasında tek bir stratejik geçiş noktasına veya güzergaha bağımlı kalmanın tehlikelerine dikkati çeken Rubio, küresel enerji tedarik hatlarının acilen çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı:"Dünyanın belirli bir bölgesinde yaşanacak tek bir arz kesintisinin küresel ekonominin tamamını riske atabileceği kırılgan bir yapıya bağımlı kalmamalıyız. Tek bir enerji kaynağına veya tek bir koridora aşırı bağımlılık, ülkelerin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda bağımsız karar alma kapasitelerini de ciddi şekilde sınırlandırmaktadır."Bu mesajın, ABD’den gelen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Balkanlar ile Doğu ve Orta Avrupa’ya ulaştırılmasında kilit rol üstlenmeyi hedefleyen Yunanistan'da verilmesi dikkat çekti. Görüşme, ABD-Yunanistan Stratejik Diyaloğu'nun altıncı turu kapsamında gerçekleştirildi.
"İran nükleer silaha sahip olamaz"
Diplomatik temaslarda ikinci ana başlığı İran'ın nükleer programı oluşturdu. Washington ile Tahran arasında gelecekte kurulabilecek olası bir diyalog zeminine değinen Rubio, temel şartlarını şu sözlerle açıkladı:"ABD açısından kabul edilebilir bir anlaşmanın vazgeçilmez temel şartı, İran'ın hiçbir şekilde nükleer silah edinmesinin önlenmesi ve bunun eksiksiz garanti altına alınmasıdır."
Avrupa'ya savunma bütçesi çağrısı
Marco Rubio, Atina'dan Avrupa ülkelerine yönelik savunma harcamaları uyarısını da yineledi. ABD Dışişleri Bakanı, Avrupalı müttefiklerin kendi kıtalarının güvenlik ve savunma maliyetlerinin daha büyük bir bölümünü üstlenmesi gerektiğini belirtti.Atina'daki zirve, ABD'nin savaş sonrası güvenlik stratejisinin üç ana unsurunu ortaya koydu:- Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışının normalleşmesi
- Stratejik enerji koridorlarının çeşitlendirilerek bağımlılığın azaltılması
- İran'a yönelik nükleer silahsızlanma şartının korunması










